hayvan-s ’ kelimesi için - 32 sonuç bulundu...

24
Nisan

Süt Verimini Etkileyen Faktörler

Yazan: admin  |  Kategori: Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği  |  Okunma:

SÜT VERİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Az süt veren inek sahibi az kazançlıdır. Çok süt veren inek sahibi çok kazançlıdır. Süt verimi çeşitli nedenlere bağlı olarak az veya çok olur.
Hangi hayvan çok süt verir? En fazla süt ne zaman alınır? Bu soruların cevapları zor değil. Bu bölümde süt verimini etkileyen faktörleri anlatıyoruz.

1. IRK

Irk, bir inekten alınacak süt miktarını belirleyen en önemli faktörlerdendir. Bazı ırkların süt verimleri çok yüksektir. Örneğin bir Yerli Kara inekten en iyi şartlarda bile bir Holştayn ırkının seviyesinde süt alınamaz.
Holştayn ineklerin ortalama yıllık süt verimi 4000 – 7000 kg arasındadır.
Esmer ırkı da yüksek verimlidir. Ortalama yıllık süt verimi 4000 – 5000 kg arasındadır.
Jersey ırkının süt verimi de oldukça çok yüksektir. Ortalama yıllık süt verimi 3000 – 4500 kg arasında değişir.
Yerli Karaların süt verimleri düşüktür. Ortalama yıllık süt verimi 450 – 1200 kg’ dır.
En çok süt veren ırklar kültür ırklarıdır. Bizim yerli ırklarımızın süt verimleri çok düşüktür.
Sütteki yağ oranı da ırk özelliğidir.
Bir ineğin süt verimi arttıkça sütteki yağ oranı azalır. Süt verimi sıralamasında Holştayn – Esmer ırk – Jersey yazabiliriz. Sütteki yağ oranı bakımından bu sıra tersine düşer: Jersey – Esmer ırk – Holştayn.

2. YAŞ

Bir ineğin süt verdiği döneme “ Laktasyon ” denir. Laktasyon sayılarının ilerlemesine paralel olarak, ineklerin süt verimlerinde artış olur. İlk laktasyonda düşük olan süt verimi her geçen yıl çoğalır. Bu durum erginlik yaşına kadar yani 6-8 yaşına kadar sürer. İnek 8-9 yaşına geldiğinde süt verimi azalmaya başlar.

3. CANLI AĞIRLIĞI

Aynı ırktaki ineklerden iri yapılı olanları daha fazla süt verirler. İri yapılı ırklar iyi kaliteli ve zengin çayırlara daha çok ihtiyaç duyarlar.Yeşil yem kaynakları daha zengin olan Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri için iri yapılı Holştayn ırkının daha uygun olduğu düşünülebilir.

4. GEBELİK VE KIZGINLIK

İnek gebe kaldıktan sonra hormonların etkisi ile süt veriminde derece derece bir azalma görülür. Genel olarak kızgınlık sırasında süt veriminde bir miktar azalma olur. Süt verimindeki bu azalma sütteki yağın artmasına neden olur.

5. BUZAĞILAMA MEVSİMİ

İlkbahar ve yaz aylarında buzağılayan ineklerin süt verimleri bu dönemde yeşil yemlerin fazla olması sebebiyle yüksek olur. Sonbahar ve kış aylarında ise bu durumun tam tersi söz konusudur.

6. ÇEVRE SICAKLIĞI

Sıcak havalarda hayvan fazla yem yiyemediğinden dolayı süt veriminde azalma olur. Çevre sıcaklığının 5 ila 20 0 C olduğu dönemde süt verimi etkilenmez. 25 0 C’nin üstündeki çevre sıcaklıklarında süt veriminde düşme olur. Çevre sıcaklığının artmasından en fazla Holştaynların etkilendiği, Montofonların yüksek çevre sıcaklığına oldukça dayanıklı oldukları, Jerseylerin bu iki ırk arasında oldukları tespit edilmiştir.

7. BESLEME

Süt ırkı ineklerden istenilen miktarda süt alınabilmesi için hayvanların yeterli ve dengeli bir biçimde beslenmesi gerekir. Hayvanın ırkı ne kadar iyi olursa olsun yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmez ise, süt verimi düşük olur. İnekler için su da çok önemlidir. Hayvanların istedikleri an su içebilecekleri şekilde önlerinde su bulunması sağlanmalı, suyun temiz olmasına ve çok soğuk olmamasına dikkat edilmelidir.

8. HASTALIKLAR

Sindirim bozuklukları, meme hastalıkları gibi çeşitli hastalıklar süt verimini azaltır.

9. KURUDA KALMA SÜRESİ

Laktasyon dönemi sonunda ineğin sütünü sağmaktan vazgeçerek sütün kesilmesini sağlamaya ineğin kuruya çıkarılması denilir. Kuruya çıkma ile bir sonraki buzağılama arasında geçen süre de kuru dönemdir. Kuru dönem hayvan vücudunun dinlenmesi, memenin dinlenmesi, yavrunun daha iyi gelişmesi için gereklidir. 10 ay sağıldıktan sonra 2 ay kuruda bırakılan ineklerin süt verimi daha fazla olur.
süt verimini etkileyen faktörler – sut-verimini-etkileyen-faktorler

jersey inek süt verimi – jersey-inek-sut-verimi

holştayn süt verimi – holstayn-sut-verimi

jersey inekleri laktasyondaki ortalama verimi – jersey-inekleri-laktasyondaki-ortalama-verimi

küçükbaş hayvan süt verimi – kucukbas-hayvan-sut-verimi

inek süt ırkları ve özellikleri – inek-sut-irklari-ve-ozellikleri

inek türleri süt verimleri – inek-turleri-sut-verimleri

jersey laktasyon araştırma – jersey-laktasyon-arastirma

Holştayn ineklerin özellikleri – holstayn-ineklerin-ozellikleri

1 büyükbaş hayvanın süt verimi – buyukbas-hayvanin-sut-verimi

süt inekleri laktasyon – sut-inekleri-laktasyon

ineklerin özelliği – ineklerin-ozelligi

köpekte süt verimi – kopekte-sut-verimi

süt cok olan inek dürleri – sut-cok-olan-inek-durleri

24
Nisan

ineklerde Beyaz Kas Hastalığı

Yazan: admin  |  Kategori: Büyükbaş Hayvan Sağlığı  |  Okunma:

Beyaz Kas Hastalığı

Selenyum ve E vitamini noksanlıklarından görülür. Buzağı için önemlidir.
Nedenleri: Hayvanların yemlerle yeterli miktarda selenyum ve E vitamini alamamasıdır.
Belirtileri: Bitkinlik, durgunluk, solunum sayısı artışı, tutuk yürüyüş, ayağa kalkmada güçlük gibi belirtiler görülebilir.
Tedavi: Tedavisi mümkündür. Veteriner hekime başvurulmalıdır.
DİKKAT: Sığırlar ani yem değişikliklerinden zarar görürler. Yem kalitesi ne olursa olsun değişiklik yapılacağı zaman sığırlar mutlaka bir alıştırma dönemi geçirmelidir.
büyükbaş hayvan doğumu – buyukbas-hayvan-dogumu

büyükbaş hayvan vitaminleri çeşitleri – buyukbas-hayvan-vitaminleri-cesitleri

büyükbaş hayvan saglıgı – buyukbas-hayvan-sagligi

hayvannormal dogum – hayvannormal-dogum

büyükbaş hayvanlarda e vitamini – buyukbas-hayvanlarda-e-vitamini

büyük bas hayvan saglıgı – buyuk-bas-hayvan-sagligi

merada büyükbaş hayvan resimleri – merada-buyukbas-hayvan-resimleri

küçükbaş otları – kucukbas-otlari

büyük baş hayvan vitaminleri – buyuk-bas-hayvan-vitaminleri

büyükbaş hayvan sağlığı – buyukbas-hayvan-sagligi

büyükbaş hayvanlarda hamilelik belirtileri – buyukbas-hayvanlarda-hamilelik-belirtileri

keklik vitamini – keklik-vitamini

büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde hastalıklar – buyukbas-hayvan-yetistiriciliginde-hastaliklar

24
Nisan

Mastitis(Meme İltihabı)

Yazan: admin  |  Kategori: Büyükbaş Hayvan Sağlığı  |  Okunma:

Mastitis(Meme İltihabı)
Mastitis, süt veren bir ineğin meme dokusunun iltihaplanmasıdır. Süt verimine ve sütün yapısına etki eden bir hastalıktır. Hızlı ilerleyen mastitislerde memelerde şişlik, kızarıklık ve ağrı görülür. Süt kanlı, pıhtılı ve bulanık gürünüşlüdür.


Resim 13.4. Mastitisli bir meme.

Hastalığı oluşturan faktörler; mikroorganizmalar, süt ineğine ait sebepler ve çevre koşullarıdır. Ahırlar kalabalık, altlıklar pis ve hayvanın meme başı yaralanmışsa mikroplar girer çoğalır ve hastalığı oluşturur. Sarkık memeler, süt verimi yüksek hayvanlar, güç sağılan hayvanların memesi tam sağılmadığından mastitis sık görülür.
Hastalıktan korunma ve tedavisi:
Mastitisten korunmanın en etkili yolu temizliktir. Sağım önü ve sonrası meme iyice yıkanmalıdır. Yerler kuru ve temiz olmalıdır. Makine ile sağım yapılacaksa sağım başlıkları memeye iyice takılmalıdır. Sağım makinelerinin temizliğinin iyi yapılması gerekmektedir.


Resim 13.5. Memenin ilaçlanması.

Tedavi ise veteriner hekimin verdiği uygun bir antibiyotiğin uygun doz ve zamanda uygulanmasıyla mümkündür. Tedavi esnasındaki sağılan sütler antibiyotikli olduğu için tüketilmemelidir.
mastitisli meme iltihabı tedavisi – mastitisli-meme-iltihabi-tedavisi

hayvan sağlığı meme intabı – hayvan-sagligi-meme-intabi

hayvan sağlığı ve meme intabı – hayvan-sagligi-ve-meme-intabi

köpeklerde meme iltihabı – kopeklerde-meme-iltihabi

memede kanlı pıhtılı süt – memede-kanli-pihtili-sut

mastitisli meme resimleri – mastitisli-meme-resimleri

ineklerde meme iltihabı – ineklerde-meme-iltihabi

kedi meme iltihabı – kedi-meme-iltihabi

Pis memeler – pis-memeler

buyukbaş hayvanlarda mastıt tedavisi – buyukbas-hayvanlarda-mastit-tedavisi

inek memelerin iltihabının tedavisi – inek-memelerin-iltihabinin-tedavisi

köpeklerin meme iltihapları – kopeklerin-meme-iltihaplari

inek memesinde görülen hastalıklar – inek-memesinde-gorulen-hastaliklar

mastitis kedilerde – mastitis-kedilerde

mastit kedilerde – mastit-kedilerde

23
Nisan

Güvercin Yemi Çeşitleri

Yazan: admin  |  Kategori: Güvercin Sağlığı  |  Okunma:

Güvercin yetiştirmeye ilk kez 12 yaşımda başlamıştım. O dönemde kuşlarıma yem olarak sadece buğday veriyordum. Başlangıç yıllarımda zavallı kuşlarım buğdaydan başka bir yem tanımadan ömürlerini geçirdiler. Bu olay bir insanın ömür boyu sadece ekmek yemesi gibi bir şeydir. Buğday diğer yemlere göre kısmen daha ucuz olduğu için yetiştiriciler tarafından çok tercih edilen yemlerin başında gelmektedir. Ancak sağlıklı bir yemleme de buğdayın yanı sıra bir çok yem çeşidine de ihtiyaç duyulmaktadır. Şimdi anlıyorum ki, profesyonel anlamda yetiştiricilik çok bilinçli ve eğitimli olmayı gerektiriyor. Ülkemizde özellikle son yıllarda profesyonel yetiştiriciliğin hızla geliştiğini görmek gerçekten çok sevindirici. İster form güvercini ister performans güvercini yetiştirelim sağlıklı güvercinler elde edebilmenin yolu beslenmeden geçmektedir. Kuşlarımızdan beklediğimiz verimi alabilmek için onların beslenmesine gereken önemi göstermek durumundayız. Güvercinlerimizin de bir çok canlı gibi protein, karbonhidrat ve yağ olmak üzere bazı temel besin maddelerine gereksinimleri vardır. Bunun yanı sıra gerekli vitamin ve mineralleri almaları gerekir. Güvercinlerimiz yaşam döngülerinde belli dönemlerden geçerler. Yavru dönemi, tüy değişim dönemi, kış dönemi şeklinde adlandırabileceğimiz bu dönemlerde kuşlarımızın besin ihtiyaçları farklılık gösterir. Bilinçli yetiştiriciler bu dönemlerde farklı karışımlar (rasyonlar) hazırlayarak ihtiyaca yönelik bir beslenme düzeni uygularlar. Bir güvercin günde ortalama olarak canlı ağırlığının %10’u kadar yem tüketir. Güvercinlerin ağırlıkları ırklara göre değişir. Ortalama olarak bir güvercinin 400 gr. geldiğini varsayarsak bu güvercin günde 40 gr. yem tüketir. 25 güvercini olan bir yetiştiricinin günlük yem gereksinimi 1 kg. kadardır. Yemleme genel olarak günde bir kez ve akşamüzeri yapılır. Bazen özellikle de yavru büyütme dönemlerinde günde iki defa yemleme yapılabilir. Bu durumda toplam verilen yem miktarı günde bir kez verilen yem miktarına eşit olmalıdır. Bu durumda toplam yemin 1/3 kadarı sabah, 2/3 kadarı akşam verilmelidir. Güvercinler yemlenirken kural olarak özel yemlikler kullanılır. Yerde yemleme yapılmaz. Ancak çok fazla sayıda güvercinin bulunduğu ortamlarda örneğin 100-150 kuşluk kümeslerde yerde yemleme yapmak gerekiyorsa yemleme yapılacak yerin temiz olmasına dikkat edilmelidir. Temiz değilse temizlendikten sonra yemlemeye geçilmelidir. Hiçbir surette yem ile dışkının birbirine temas etmesine izin verilmemelidir. Yemeğinizi tuvalette ve yerde yemek durumunda olsaydınız sanırım bu hiç hoşunuza gitmezdi. Güvercinlerimiz için de durum çok farklı değildir. Onları tuvalette yem yemek durumunda bırakmaya hakkımız yoktur. Eğer farklı güvercin ırkları aynı anda yemleniyorlarsa, her ırkın yem tüketme hızı farklıdır. Bu farklılıkların göz önüne alınması ve mümkünse her ırkın farklı zamanlarda yemlenmesine çalışılmalıdır. Böylece yemleme sırasında kuşlarımızın yemden adil bir şekilde yararlanmasını sağlamış oluruz. Yemlerin kapalı ortamlarda özenle saklanması ve küflenmesinin önüne geçilmelidir. Ülkemizde yetiştirilen evcil güvercinlerin tamamı tane ve tohum ile beslenme alışkanlığı olan kuşlardır. Güvercinlerde yem olarak kullanılan tane ve tohumların başlıca çeşitleri, buğday, arpa, yulaf, mısır, sorgum (akdarı), pirinç, mercimek fiğ, burçak, çılban, bakla, bezelye, fasulye, soya fasulyesi, kolza (kanola, rapiska), kenevir tohumu (çedene), keten tohumu, ay çekirdeği ve aspir (kardi) olarak sıralanabilir. Güvercinlerimize hangi yem karışımlarını uygularsak uygulayalım dikkat etmemiz gereken önemli bir nokta yemlerin taze olması gerektiğidir. Bir yemin tazeliği bu yemin çimlenme yeteneğini kaybetmemiş olması ile ölçülür. Çimlenme yeteneğini yitirmiş yemler tercih edilmemelidir. Özet olarak “kısır tohum” yem için uygun değildir. Bu bakımdan yemlerinizi bildiğiniz ve güvendiğiniz bir yemciden almanız yerinde olur. Güvercin yemi satan dükkanlarda genellikle güvercinler için hazırlanmış yem karışımları bulunmaktadır. Bu yem karışımlarını tercih etmemeniz yararınızadır. En doğrusu kendi yem karışımınızı kendinizin ayarlamasıdır.
Güvercin yemi olarak kullanılan bütün bu yem çeşitlerinin protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ve selüloz (kaba lif) oranları birbirinden farklıdır. Ayrıca bazı yem çeşitlerinin güvercinlerimizde farklı etkileri bulunmaktadır. Bu yem çeşitlerinin tamamına yem satan dükkanlarda rastlayabilmek pek mümkün olmaz. Ayrıca hepsini bulmaya gerek de yoktur. Çoğu benzer içeriklere sahiptir. Bu bakımdan bütün yem çeşitlerinin özelliklerini bilmek, hangisinin hangisi yerine kullanılabileceğine karar vermek önemlidir. Dönemine göre uygun yem karışımları hazırlayabilmek açısından yem çeşitlerini özelliklerine göre gruplara ayırarak tanıtmak istiyorum.
KARBONHİDRAT AĞIRLIKLI GÜVERCİN YEMLERİ
1) Buğday: Buğdaygiller ailesinden Triticum cinsinden bir tahıl bitkisi olan buğday, çok eski devirlerden beri kullanılmaktadır. Anadolu’da günümüzden yaklaşık 6000 yıl önce buğday tarımı yapıldığı bilinmektedir. Binlerce çeşidi geliştirilmiş bir bitkidir. Ülkemizde üretilen buğdayın çok büyük bir bölümü insanlar için besin gereksinimi amacı ile kullanılır. Öğütme artıkları ise hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Her buğday çeşidinin besin içeriği değişiktir. Genel olarak bir buğday tanesinin içinde, %70’i karbonhidrat, %13 protein, %2 yağ, %2 kaba lifler (selüloz), % 2 mineral vardır. Ayrıca bazı B vitamini çeşitleri ile az miktarda da A vitamini de bulunur. 50 gr. buğday yaklaşık 165 kalori verir. Bu ortalama olarak güvercinlerimizin günlük tüketimine eşittir.
2) Arpa: Buğdaygiller ailesinden Hordeum cinsinden bir tahıldır. Güç iklim koşullarına uyumludur. Türkiye’de buğdaydan sonra en çok yetiştirilen tahıl çeşididir. Dünyada arpa üretiminin yarısı hayvan yemi amacı ile yapılmaktadır. Bir arpa tanesinin içinde yaklaşık % 67 karbonhidrat, %10 protein, %2 yağ, %5 kaba lifler (selüloz) ve kalsiyum, fosfor ile az miktarda da B vitamini bulunur. Başaksız arpa kuşlarda hastalığa neden olabilmektedir. Kış aylarında güvercinlerin yağlanmasını engellemek amacı ile yem karışımlarındaki arpa oranı artırılır.
3) Yulaf: Buğdaygiller ailesinden Averna cinsinden bir tahıldır. Buğday ve arpaya göre çok daha yeni bulunmuş bir tahıldır. İlk kez MS. 1. Yüz yılda yetiştirilmeye başlanmıştır. Dünyada daha çok hayvan yemi olarak üretilmektedir. Bir yulaf tanesinin içinde yaklaşık % 64 karbonhidrat, %12 protein, %6 yağ, % 10 kaba lifler (selüloz) ve kalsiyum, demir ile az miktarda da B vitamini bulunur.
4) Mısır: Buğdaygiller ailesinden Zea mays cinsinden bir tahıldır. Dünya tahıl üretiminde buğdaydan sonra önemli bir yer tutar. Üretilen mısırın büyük bir bölümü besin ve hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Mısır bitkisi sahip olduğu tanelerin şekline göre bir çok çeşide ayrılır. Bir mısır tanesinin içinde yaklaşık % 70 karbonhidrat, %9 protein, %4 yağ, %2 kaba lifler (selüloz) ve az miktarda mineral bulunur. Büyük taneli olanlarının güvercinlerin kolay tüketimi için kırılması gerekir.
5) Sorgum (Akdarı): Buğdaygiller ailesinden ot ve tane verimi yüksek bir tahıl türüdür. Sorghum biocolor, L. Moench bilimsel adı ile bilinir. Daha çok ikinci ürün olarak ülkemizde geliştirilmeye çalışılmaktadır. Sıcak iklim bitkisi olan sorgum, ülkemizde hayvancılık sektöründe yem bitkisi olarak kullanılmaktadır. Ak darı adı ile bilinmektedir. Sudan otu ile melezlenerek çeşitli tipleri geliştirilmiştir. Daha küçük taneli olan ve kum darı ya da “muhabbet darısı” olarak da bilinen Panicum miliaceum tipleri daha çok kafes kuşlarında yemlik olarak kullanılır. Bir sorgum tanesinin içinde ortalama olarak % 70 karbonhidrat, %10 protein, %2.5 yağ, % 2.5 kaba lifler (selüloz) ve demir bulunur.
6) Pirinç : Buğdaygiller ailesinden Oryza cinsinden bir tahıldır. 25 kadar türü ve yüzlerce çeşidi geliştirilmiştir. Dünya tahıl üretiminde buğday ve mısırdan sonra üçüncü sırayı alır. Pirinç su içinde yetiştirilen tek tahıl bitkisidir. Türkiye’ye 500 kadar önce güneyden girmiştir. Hasat sonrası yapılan parlatılma işlemi sırasında besin değerinin çoğunu yitirir. Besin olarak pilavlık pirinç ağırlıklı olarak karbonhidrat içerir. Bir pirinç tanesinin içersinde ortalama olarak % 72 karbonhidrat, %9 protein, %3 yağ, % 2 kaba lifler (selüloz) ve demir bulunur. Pirinç güvercinlerde su tutucu olarak bilinir. Bu nedenle bir hastalıktan kaynaklanmayan sulu dışkı durumlarında yem olarak pirinç verildiğinde olumlu etki yapar. Daha ucuza gelmesi açısından kırık pirinç alınabilir.
PROTEİN AĞIRLIKLI GÜVERCİN YEMLERİ
1) Mercimek: Baklagiller ailesinden Lens esculenta bilimsel adı ile tanılan bir bitkinin tohumlarıdır. Bu tohumlar besin amacı ile kullanılmaktadır. Farklı bir çok çeşidi bulunmaktadır. Bu çeşitlerde tohum renkleri sarı, kahverengi, turuncu, gri ve yeşil olmak üzere değişiklik gösterir. Bazı çeşitleri ise alacalı ve benekli olabilmektedir. Şanlıurfa ilimiz başta olmak üzere güneydoğu bölgemizde yoğun olarak üretilmektedir. Türkiye, dünya mercimek üretiminde önemli bir yere sahiptir. Bir mercimek tanesinin içinde ortalama olarak % 51 karbonhidrat, % 22 protein, % 1.5 yağ, % 4 kaba lifler (selüloz) bulunur. Ayrıca demir, fosfor ve B vitamini açısından zengin bir tohumdur. Güvercinler tarafından sevilerek tüketilen bir yem çeşididir.
2) Fiğ: Baklagiller ailesinden Vicia bilimsel adı ile tanılan bir bitkinin tohumlarıdır. Vicia ailesine ait 150 kadar değişik otsu bitki bulunmaktadır. Bu bitkinin meyveleri içinde 2–10 arasında tohum bulunur. Bu tohumlar yem olarak kullanılmaktadır. Vicia sativa (adi fiğ), Vicia villosa (tüylü fiğ), Vicia narbonensis (koca fiğ) ve Vicia pannonica (Macar fiği) gibi çeşitleri ülkemizde de yetiştirilmektedir. Bir fiğ tanesinin içinde ortalama olarak % 54 karbonhidrat, % 27 protein, % 1.5 yağ, % 4 kaba lifler (selüloz) bulunur. Güvercinler tarafından sevilerek tüketilen bir yem çeşididir.
3) Burçak: Baklagiller ailesinden Vicia bilimsel adı ile tanılan bir bitkinin tohumlarıdır. Fiğ ile yakın akrabadır. Vicia ailesine ait 150 kadar değişik otsu bitki bulunmaktadır. Vicia ervillia bilimsel adı ile tanılan Burçak, ülkemizde oldukça yaygındır. Boğumlu meyvelerinin içinde 2–4 tohum bulunur. Bu tohumlar yem olarak kullanılmaktadır. Sindirimi kolay proteinler içermektedir. Bir burçak tanesinin içinde ortalama olarak % 55 karbonhidrat, % 22 protein, % 1.5 yağ, % 4 kaba lifler (selüloz) bulunur. Güvercinler tarafından sevilerek tüketilen bir yem çeşididir.
4) Çılban (Cılban): Baklagiller ailesinden Vicia bilimsel adı ile tanılan bir bitkinin tohumlarıdır. Vicia ailesine ait 150 kadar değişik otsu bitki bulunmaktadır. Çılban bir tür yabani fiğ çeşidi (vicia spp) olarak bilinir. Boğumlu meyvelerinin içinde bulunan tohumlar yem olarak kullanılır. Besin içeriği fiğ ve burçak gibidir. Özellikle yavruların çabuk gelişimini sağladığı için tercih edilen bir yem çeşididir.
5) Bakla: Baklagiller ailesinden Vicia bilimsel adı ile tanılan bir bitkinin tohumlarıdır. Vicia ailesine ait 150 kadar değişik otsu bitki bulunmaktadır. Vicia faba bilimsel adı ile tanılan Bakla, ülkemizde oldukça yaygındır. Fiğ ve burçak ile yakın akrabadır. Meyveleri (yeşil bakla) ve kurutulmuş tohumları (kuru bakla) yemeklik olarak kullanılmaktadır. Kuru bakla olarak bilinen bakla tohumları aynı zamanda yem olarak da kullanılırlar. Tohumları uzun ve yassıdır. Yeşil (taze) bakla üretimi, Antalya, Mersin, Aydın gibi illerimizde yaygındır. Kuru bakla üretimi ise daha çok, Çanakkale ve Balıkesir illerimizde yapılmaktadır. Bir bakla tanesinin içinde ortalama olarak % 50 karbonhidrat, % 25 protein, % 2 yağ, % 7 kaba lifler (selüloz) bulunur. Güvercinlere verilecek baklanın kolay yiyebilmeleri için kırık bakla olması gerekmektedir. Güvercinler tarafından isteksiz olarak tüketilen bir yem çeşididir.
6) Bezelye: Baklagiller ailesinden Pisum sativum bilimsel adı ile tanılan bir bitkinin genellikle yuvarlak biçimli tohumlarıdır. Tohumlar 10 cm. kadar uzunluğu bulunan yeşil meyve kısmının içinde yer alır. Bir meyve içinde yeşil, sarı, alacalı, beyaz gibi renk çeşitleri olabilen 5-10 kadar tohum bulunmaktadır. Genel olarak yemeklik amacı ile üretilir. Ancak bu tohumlar yem olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde bezelye üretimi, Mersin, Adana, Antalya, Bursa ve Aydın gibi illerimizde yaygındır. Bir bezelye tanesinin içinde ortalama olarak % 57 karbonhidrat, % 23 protein, % 1.5 yağ, % 6 kaba lifler (selüloz) bulunur.
7) Fasulye: Baklagiller ailesinden Phaseolus vulgaris bilimsel adı ile tanılan bir bitkidir. Tohumları 5-25 cm. kadar uzunluğu bulunan genellikle yeşil renk olan meyve kısmının içinde yer alır. Meyve kısımları yassı, yuvarlak, düz ya da kıvrık olabilmektedir. Meyve kısımları yeşil fasulye olarak bilinir ve yemeklik amacı ile kullanılır. Meyve kısmının içinde bulunan genellikle böbrek biçiminde, yassı, yuvarlak olabilen tohumları ise hem yemeklik hem de yemlik olarak kullanılabilmektedir. Ülkemizde fasulye üretimi, başta Bursa olmak üzere bir çok ilimizde yaygındır. Bir fasulye tanesinin içinde ortalama olarak % 58 karbonhidrat, % 20 protein, % 2 yağ, % 6 kaba lifler (selüloz) bulunur. Ayrıca demir ve B vitamini açısından zengin bir bitkidir. Güvercinlere verilecek fasulyenin kolay yiyebilmeleri için kırık olması gerekmektedir.
PROTEİN VE YAĞ AĞIRLIKLI GÜVERCİN YEMLERİ
1) Soya fasulyesi: Baklagiller ailesinden Glycine max ya da Glycine soja bilimsel adı ile tanılan bir bitkidir. Fasulyeye benzer ancak daha küçük yapılı ve yuvarlak biçimlidirler. Tohumlar meyve kısmının içinde yer alır. Tohumları besin olarak kullanılmaktadır. Ayrıca tohumların çimlendirilmesi ile elde edilen soya filizleri salata olarak tüketilmektedir. Buğdayla birlikte mayalandırılarak hazırlanan soya sosları ise çeşitli yemeklerde sos olarak kullanılır. Soya fasulyesinin tohumları sarı, yeşil, kahverengi, siyah ya da iki renkli alacalı olabilmektedir. Tüm baklagiller içersinde besin değeri en yüksek ürünlerden biridir. Ülkemizde soya fasulyesi üretimi, başta Adana olmak üzere Orta Karadeniz bölgemizde yaygındır. Bir soya fasulyesi tanesinin içinde ortalama olarak % 37 karbonhidrat, % 38 protein, % 17 yağ, % 5 kaba lifler (selüloz) bulunur. Güvercinlere verilecek soya fasulyesinin kolay yiyebilmeleri için kırık olması uygundur.
2) Kolza (Kanola, Rapiska): Bilimsel olarak Brassicaceae adı verilen turpgiller ailesinin bir üyesidir. Brassica napus’un oleifera alt türü olarak bilinir. Ülkemizde çok yaygın değildir. Almanya’dan ithal edilen “Quinta” çeşidinin daha çok Adana ilimizde sınırlı bir üretim alanı bulunmaktadır. Uzun meyvelerinin içinde çok sayıda kahverengi tohum bulunur. Tohumlarında yağ oranı yüksektir. Yemeklik yağ yapımında ve çeşitli sanayilerde kullanılmaktadır. Bir kolza tanesinin içinde, % 22 Karbonhidrat, % 18 protein, % 44 yağ, % 6 selüloz bulunmaktadır. Gelişme evresindeki yavrularda tüy renklerinin derinliğini artırır.
3) Kenevir Tohumu (Çedene): Kendirgiller ailesinin bir üyesidir. Bilimsel olarak Cannabis sativa adı ile bilinir. Lifleri sicim ve halat yapımında kullanılır. Tohumları ise kuş yemi olarak değerlendirilir. Kenevir bitkisinin farklı bir tipinin çiçeklerinden esrar elde edilir. Kenevir ülkemizde en çok Karadeniz bölgemizde üretilmektedir. Tohumlarında yağ oranı yüksektir. Bir kenevir tanesinin içinde, % 18 Karbonhidrat, % 20 protein, % 33 yağ, % 16 selüloz bulunmaktadır. Yavru güvercinlerde cinsiyet gelişimini hızlandırdığı bilinmektedir. Ayrıca güvercinlerde tüylerin renginin parlak olmasını sağlar. Gelişme evresindeki yavrularda tüy renklerinin derinliğini artırır. Özellikle sarı ve kırmızı renk güvercinlerde bu durum daha belirgindir. Güvercinler tarafından sevilerek tüketilen bir yem çeşididir. Fazla verilmesi durumunda sulu dışkıya neden olabilir.
4) Keten Tohumu: Ketengiller ailesinin bir üyesidir. Bilimsel olarak Linum usitatissimum adı ile bilinir. Lifleri kumaş dokumacılığında kullanılır. Keten kumaş nem çekiciliği sağlam ve dayanıklılığı ile bilinir. Tohumları ise kuş yemi olarak değerlendirilir. Keten ülkemizde en çok Marmara bölgemizde üretilmektedir. Tohumlarında yağ oranı yüksektir. Bir keten tanesinin içinde, % 22 Karbonhidrat, % 24 protein, % 31 yağ, % 10 selüloz bulunmaktadır. Güvercinlerin yuvaya alıştırılma döneminde keten tohumu verilmesi kuşun yuvaya kolay bağlanmasını sağlar. Ancak keten tohumu fazla verilmemelidir. Fazla verilmesi durumunda ishal yapar.
5) Ay çekirdeği: Bilimsel olarak Asteraceae adı verilen bileşikgiller ailesinin bir üyesidir. Helianthus annuus adı ile bilinen ay çekirdeği, bu bitkinin tohumlarıdır. Tohumlarında yağ oranı oldukça yüksektir. Ekonomik değeri oldukça yüksek bir bitkidir. Diğer ekonomik kullanımlarının yanı sıra, tohumları kurutulup kavrulduktan sonra çerez olarak da tüketilmektedir. Bir ay çekirdeği tanesinin içinde ortalama olarak % 20 karbonhidrat, %19 protein, %40 yağ, % 10 kaba lifler (selüloz) bulunur. Ay çekirdeği, A, B, D, E vitaminlerinin yanı sıra demir, fosfor, potasyum ve mineraller açısından da zengindir. Ülkemizde Marmara ve Trakya bölgeleri başta olmak üzere Ege bölgesi ve Orta Karadeniz bölgemizdeki illerde üretilmektedir. Güvercinler için yem olarak kullanılanlarının tohumları küçüktür. Güvercinler bunları kabukları ile birlikte tüketirler. Güvercinlere yem olarak kullanılanlarının kavrulmamış olması gerekir. Güvercinler tarafından sevilerek tüketilen bir yem çeşididir.
6) Aspir (Kardi): Bilimsel olarak Asteraceae adı verilen bileşikgiller ailesinin bir üyesidir. Carthamus tinctorius adı ile bilinen aspir çiçekli bir bitkidir. Ülkemizde dönüşümlü ekip bitkisi olarak geliştirilmeye çalışılmakla birlikte çok yaygın değildir. Balıkesir ve Isparta ilimizde ağırlıklı olarak yetiştirilmektedir. Özellikle tohumlarından yağ elde etmek amacı ile üretilmektedir. Doymamış yağ oranının fazla olması nedeni ile perhiz yemeklerinde kullanımı yaygındır. Tohumları bazı yörelerde müshil olarak kullanılmaktadır. Bir aspir tanesinin içinde ortalama olarak %30 karbonhidrat, %18 protein, %33 yağ, % 7 kaba lifler (selüloz) bulunmaktadır.
DENGELİ BESLENME
Tüm canlılarda olduğu gibi güvercinlerde de dengeli beslenme çok önemlidir. Kuşlarımızın dengeli beslenebilmeleri için gereken yem karışımlarını hazırlarken, onların ihtiyaç duydukları temel besin maddelerine olan gereksinimlerini göz önüne almamız gerekir. Güvercinlerin temel besin maddelerine olan gereksinimleri içinde bulundukları döneme göre değişmekle birlikte ortalama bazı değerler vermek yararlı olacaktır. Hazırlanacak yem karışımları çok değişik varyasyonlardan oluşabilir. Bu varyasyonlar ne olursa olsun aşağıdaki oranların genel olarak korunmasına dikkat etmek gerekir.
güvercin sağlığı – guvercin-sagligi

kumru yemi – kumru-yemi

angora tavşan ne yemeli – angora-tavsan-ne-yemeli

güvercinlerde sağlık – guvercinlerde-saglik

yabani güvercin ıslah – yabani-guvercin-islah

dag güvercinleri – dag-guvercinleri

güvercin hayvan sağlığı – guvercin-hayvan-sagligi

orta asıya guvercınlerı resımlerı – orta-asiya-guvercinleri-resimleri

karısık güvercin yemi – karisik-guvercin-yemi

guvercı saglıgı – guverci-sagligi

hayvanlar dünyası GÜVERCİN – hayvanlar-dunyasi-guvercin

güvercin sagıgı – guvercin-sagigi

dağ güvercini çeşitleri – dag-guvercini-cesitleri

GÜVERCİNLERİN SAĞLIĞI.COM – guvercinlerin-sagligicom

güvercin kalıtımı – guvercin-kalitimi

23
Nisan

C.R.D ( Chronic Respiratory Disease ) ( Hastalik)

Yazan: admin  |  Kategori: Güvercin Sağlığı  |  Okunma:

C.R.D ( Chronic Respiratory Disease ) Chronic Respiratory Disease İngilizce adından kısaltılarak CRD adı ile anılan ve Türkçe’ye “kronik solunum yolları hastalıkları” olarak çevirebileceğimiz bu hastalık tek bir hastalığın adı değil, solunum yollarında görülen bütün hastalıkları kapsayan ortak bir adlandırmadır. Güvercinlerde görülen başlıca CRD hastalıkları 4 tanedir. Bu yazı kapsamında söz konusu 4 hastalık hakkında bilgi verilecektir. Bu hastalıklar şunlardır ;
1 ) Ornithosis
2 ) Coryza
3 ) Mycoplasmosis
4 ) Haemophillus

Solunum yollarında görülen bu hastalıklar güvercinlerde çok yaygındır. Kış aylarında havanın soğumasına paralel olarak bu hastalıklarda da artma gözlenir. Bu hastalıklar aslında pek çok faktörün karşılıklı etkileşimi sonucu gelişmektedir. Kuşlarımız için öldürücü bir hastalık görünümü sunmamakla birlikte bazı ağır vakalar ölüm riski taşımaktadırlar. Ancak asıl sorun CRD hastalıklarının, başka hastalıklarla birlikte görülme eğiliminde olmasıdır. Bu durum kuşlarımızda ciddi güç kaybı yaratmakta ve hayati risk tehlikesi artmaktadır. Kuşlarımızda görülen uçuş yeteneklerinin azalmasının en önemli nedenleri arasında CRD hastalıkları gelmektedir. Stres etmenleri, kötü hijyenik koşullar vb. hastalığın gelişmesinde çok önemli rol oynarlar. Bu etkenler yok edilmediğinde hastalık geçmiş gibi görünse bile her zaman tekrarlama eğilimindedir. Şimdi bu hastalıkları tek tek ele almak istiyoruz.
1) Ornithosis
GENEL BİLGİLER
Chlamydia Psittaci adı verilen bir bakterinin neden olduğu hastalıktır. Psittacosis adı ile de bilinen bu hastalığa, bazen etken olduğu mikrop nedeni ile Chlamydia hastalığı da denilmektedir. Aslında bir solunum yolları hastalığıdır. Güvercinlerde dikkat çekici belirtisi gözlerde olduğu için bir göz hastalığı olarak algılanır. Güvercinler arasında yaygın olarak gözlenen hastalıklardan biridir. Bir çok kuş türünde gözlenen bu hastalık dünya çapında yayılmıştır. Diğer evcil olmayan kuş türleri hastalığı taşıyıcı rol oynamaktadırlar. Kuşların yanı sıra insan ve diğer memeli hayvanlarda da görülmektedir. Yaygın olarak papağanlar, güvercinler, hindiler ve ördeklerde rastlanır. Chlamydia Psittaci kendi içinde hem RNA hem de DNA bulunduran bir bakteri olmakla birlikte üreyebilmek için içinde bulunduğu vücuttan bu maddeleri almak durumundadır. Bunun sonucu olarak vücut hücrelerinde bozulmalara neden olur.
BELİRTİLER
Hastalık uzun süre belirgin bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle gözden kaçar ve dikkat edilmez. Ancak kuşun güç kaybına bağlı olarak kendini birden ortaya koyabilir. İlk aşamalarda kuşlarımızdaki performans eksikliğinin yaygın sebebi olabilir. İyi uçan bir kuşumuzun belirgin başka bir neden olmaksızın uçuş gücünün düşmesi dikkatimizi çekmelidir. Yavru kuşlarda yavaş gelişme durumu dikkat çekicidir. Hastalık, sonraki aşamalarda iştahsızlık, tüy kabartma, kilo kaybı, karışık tüyler, titreme, gerginlik hali, yeşilimsi ishal ve solunum yolları sorunları ile kendini gösterir. Daha ağır vakalarda mikrop karaciğere yayılır ve burada iltihaba neden olur. Bu aşamada hastalık ölümcül olabilir. Hastalığı geçiren ve tedavi olan kuşlar kısmen bu mikroba karşı güç kazanırlar ve tekrar bu hastalığa yakalanma riskleri azalır. Mikrop vücuda girdikten bir süre sonra gözlerde ve özellikle de tek gözde yaşarma ve akıntı ile kendini belli eder. Aslında başka belirtileri olmakla birlikte bunlar genellikle dikkatten kaçmaktadır. Böyle olduğu için Ornithosis sanki bir göz hastalığı gibi algılanmakta ve bir çok kaynakta Ornithosis (one eye cold) olarak belirtilmektedir.
ONE EYE COLD (TEK GÖZ SOĞUK ALGINLIĞI)
Chlamydia Psittaci mikrobun gözlere yayılması durumunda ilk belirtiler gözde yaşarma ve akıntıdır. Daha sonra kuşun gözünün etrafı tam yuvarlak bir halka şeklinde hafif şişer ve kızarır. Su toplamış gibi bir görünümü vardır. Genellikle tek gözde ortaya çıkar. Bu nedenle hastalığa İngilizce “One Eye Cold” denilmektedir. Tedavi edilmediği taktire bu kızarıklık gözün etrafına doğru yayılır ve genişler. Gözdeki yaşarma ve akıntı mikropludur ve mikrobun etrafa bulaşmasına yol açar. Güvercinlerde gözlerde belirti veren diğer bir hastalık olan Coryza ile karıştırılmamalıdır. Bazı durumlarda gözdeki enfeksiyon körlük ile sonuçlanabilir.
BULAŞMA ŞEKLİ
Kuşların mikrop taşıyan göz akıntıları salmalarımızın içinde bulaşmaya neden olurlar. Mikrop salma içindeki güvercin tozu dediğimiz beyaz toza bulaşarak taşınır. Solunum yolu ile diğer kuşlara geçer. Hasta kuşlarla aynı banyo suyunda yıkanan diğer kuşlar hastalığı kapabilirler. Bu hastalığın önemli bir özelliği insana da bulaşmasıdır. Eğer güvercininizden mikrop kapmak istemiyorsanız dikkat etmeniz ve hasta kuşlarınızı süratle tedavi etmeniz gerekmektedir. Güvercin tozunun solunması yolu ile mikrop insana geçebilmektedir. Hastalık mikrobu güvercin tarafından bırakıldıktan sonra 48 saat kadar salma içinde aktif konumdadır. Bu süre içinde mikrop alınırsa mikrobu alan insanın hassaslığına bağlı olarak 5–14 gün arasında hastalığın ilk belirtileri görülmeye başlar. İnsandaki belirtiler gribe benzer. Ateş, baş ağrısı, göğüs ağrısı, yorgunluk, kuru öksürük ve bazı vakalarda mide bulantısı ve kusma görülür.
HASTALIĞIN TEŞHİSİ
Hastalığın kesin teşhisi kan tahlili ile yapılabilir. Ölü kuşlar üzerinde yapılacak otopside karaciğerde yapılacak inceleme ile belirlenebilir.
HASTALIĞIN TEDAVİSİ VE KULLANILABİLECEK İLAÇLAR
Bakteri nedenli bir hastalık olduğundan antibiyotiklerle tedavi edilebilmektedir. Antibiyotik uygulaması oldukça olumlu sonuçlanmaktadır. Çeşitli antibiyotikler bu amaçla kullanılabilir. Yurt dışında bu hastalık için üretilmiş olan güvercin ilaçlarında yaygın olarak Chlortetracyline ve Doxycyline etken maddeli ilaçlar kullanılmaktadır. Tedavi sırasında kuşların kalsiyum kaynaklarından (grit taşları, gaga taşları vb) uzak tutulması gerekmektedir. Çünkü kalsiyum Chlortetracyline’nin ve Doxycyline’nin etkisini azaltmaktadır. Yumurtlama dönemlerinde olan kuşlarda bu ilaçlar kullanılmamalıdır. Ancak kuşların multivitamin takviyesine gereksinimleri de vardır. Bunun için kalsiyum içermeyen bir vitamin kompleksi olan Bavitsole Solüsyonu öneririm.
DEVAMİSİN TABLET
Chlortetracyline Hydrochloride etken maddeli bir ilaçtır. Her tablette 500 mg etken madde bulunur. 12 tabletlik ambalajlar halinde piyasada satılmaktadır. Güvercinlerde bakteri kökenli bütün hastalıklarda kullanılabilir ancak özellikle CRD hastalıklarında tercih edilmektedir. CRD hastalıklarının tümünde kullanılabilir. Vetaş ilaç firmasının bir üretimidir. Veteriner ilaçları satan eczane ve ilaç depolarında bulunur, Güvercinler için kullanılabilecek doz, kuş başına günde 15 mg’dır. Bu dozu sağlayabilmek için 2 litre suya ¼ tablet karıştırmak uygun olabilir. Tabletler toz haline getirilip eritildikten sonra 5 gün süre ile her gün taze ilaçlı su verilerek aynı doz tekrarlanır.
HİPRADOXİ-S ÇÖZELTİ
Doxycyline Hiklat etken maddeli bir ilaçtır. Gürtav ilaç firmasının bir üretimidir. 1 ml ilaçta 100 mg etken madde bulunur. Güvercinlerde bakteri etkenli bütün hastalıklarda kullanılabilir. Ancak özellikle bütün CRD hastalıklarında tercih edilmektedir. Veteriner ilaçları satan eczane ve ilaç depolarında bulunur. Ticari şekli 100, 500 ve 1000 gramlık kavanozlar halindedir. Güvercinler için kullanılabilecek doz, kuş başına günde 25 Mg’dır. Bu dozu sağlayabilmek için 2 litre suya 1 ml karıştırmak uygun olabilir. Tedaviye 5 gün süre ile devam edilir. Kalsiyum, demir, alüminyum ve magnezyum içeren ilaçlarla birlikte kullanıldığında ilacın etkisi azalmaktadır. Bu bakımdan kalsiyum kaynaklarının salma içinden uzaklaştırılması ve mineral takviyesi yapılmaması gerekmektedir. Ancak vitamin takviyesi şarttır. Vitamin olarak Bavitsole oral solüsyon kullanılabilir.
TYLAN ORAL TOZ
Tylosin etken maddeli bir antibiyotiktir. Ellanco fimasının bir üretimidir. Veteriner ilaçları satan eczane ve ecza depolarında bulunur. Ticari şekli 25 ve 100 gr’lık ambalajlar halindedir. Güvercinlerde tüm CRD hastalıklarında kullanılabilir. Kullanılacak doz 10 güvercin için 1 gram ilaç 2 litre içme suyuna karıştırılarak verilebilir. İlaç tedavisi 2 gün sonra kesilmelidir. Ağır durumlarda tedavi 5 güne kadar uzatılabilir.
TERRAMYCİN GÖZ MERHEMİ
Beşeri bir ilaçtır. Pfizer firmasının bir üretimi olup, eczanelerde bulunur. Etken maddesi, Oxytetracyline ve B vitaminidir. Antibakteriyel etkili bu merhemin göz için olanı güvercinlerde One eye cold hastalığında haricen yani dışarıdan sürülmek sureti ile kullanılabilir. Günde 1 – 2 kez dıştan göze sürülür. Ticari şekli 3.5 gr’lık tüpler halindedir.
2) Coryza ( Catarrh )
GENEL BİLGİLER
“Akut Nezle” (şiddetli nezle) adı ile Türkçeleştirebileceğimiz bu hastalığa Hemophilus İnfluenzae adlı bir bakteri neden olmaktadır. Kış aylarında daha çok görülen bir hastalıktır. Hastalığın mikrobu güvercinin üst solunum yollarına yerleşir ve çeşitli rahatsızlıklar yaratır. Çoğu zaman Ornithosis ve mycoplasmasis ile bağlantılı olarak gelişir. Hızlı bir gelişme gösterir. Hassas bazı kuşlarda mikrobun vücuda girişinden itibaren 3 gün içinde hastalığın belirtileri görülmeye başlar.
BELİRTİLER
Başlangıçta kuşun boğazda sümük salgısı vardır. Boğaz, gırtlak ve burunda sümük benzeri bir balgam oluşur. Bu oluşum gaga üzerinde ya da kenarında gözlenebilir. Kuşun gagası açıldığında bu balgam, dil ve damak arasında, tel gibi şerit halinde uzanır. Kuşta solunum zorluğu, hırıltılı soluma, ses çıkartırken hırıltılı tonlar gözlenebilir. Sulu yeşilimsi bir ishal ile birlikte ağırlık kaybı, uçma isteksizliği ve yavru veriminde düşme vardır. En belirgin özellik, burun akıntısı ve her iki gözde de yaşarmaların olmasıdır. Burun akıntısı ve sümük kokuludur. Sinüslerde şişme gözlenir. Buna bağlı olarak kuşun yüzünde ve özellikle göz altlarından buruna doğru olan bölümlerde, alın kısmında hissedilir bir şişme oluşur. Öldürücü bir hastalık değildir. Bu hastalıktan ölüm oranı oldukça düşüktür. Ancak güvercinlerde ciddi strese neden olan bu durum diğer hastalıkların ortaya çıkma ihtimalini hızlandırır.
BULAŞMA ŞEKLİ
Diğer evcil olmayan kuşlarla her türlü temasın kesilmesi gerekir. Bu kuşlar mikrobu taşıyıcıdırlar. Hasta kuşların akıttıkları göz yaşı ve sümük gibi salgılar mikropludur. Bu salgıların kuruyup toz haline gelmesi ve bu tozun solunması yolu ile hastalık bulaşabilir. Ayrıca aynı salgıların içme suyuna bulaşması ile bu suları içen kuşlarda hastalanabilirler. Doğrudan temas ise başka bir bulaşma yoludur. Eğer salmanızda bir güvercin hastalandıysa mikrobun bütün salmaya yayıldığını düşünerek önlem almanız gerekmektedir. Temizlik, salma içinde havadar bir ortam yaratılması rutubetin önlenmesi ve hijyenik koşullara uyulması hastalık riskini azaltacaktır.
HASTALIĞIN TEŞHİSİ
Kesin olarak teşhis edebilmek için burun veya göz akıntısının laboratuvar analizi gereklidir.
HASTALIĞIN TEDAVİSİ
Bakterilerin neden olduğu bir hastalık olduğu için antibiyotiklerle tedavi edilebilmektedir. Antibiyotiklerin yanı sıra vitamin takviyesi de önemlidir. Ornithosis için kullanılan ve haklarında daha önce bilgi vermiş olduğumuz ilaçlar Devamycin, Hiprodoxi-s, ve Tylan aynen Coryza için de kullanılabilir. Hepsi etkili ilaçlardır. Bu listeye farklı olarak Neo –Terramycin toz ve Eritromycin toz gbi güçlü antibiyotikler de ilave edilebilir. Vitamin olarak Bavitsol oral solüsyon verilmelidir.
ERİTROM ORAL TOZ
Eritromycin etken maddeli bir antibiyotiktir. 1 gram ilaç 50.9 mg etken madde içerir. Ticari şekli 50 ve 225 gr’lık cam kavanoz halindedir. Vetaş ilaç firmasının bir üretimi olup veteriner ilaçları satan eczane ve ecza depolarında bulunur. Güvercinlerde Coryza başta olmak üzere tüm CRD hastalıklarında kullanılabilir. 1 litre içme suyuna 1 ölçek ilaç (2.5 gr) karıştırılarak 5 gün süre ile kullanılır.

NEO–TERRAYCİN TOZ
Pfizer ilaç firmasının bir üretimi olup Neomycin Sülfat ve Oksitetracyline etken maddelidir. Gram ilaç, 176 mg oksitetracyline ve 123 mg neomycin içermektedir. CRD hastalıklarının tümü için kullanılabilecek güçlü bir ilaçtır. Güvercinlerin 2.5 litre içme sularına 2.5 gram ilaç karıştırmak uygundur. (yarım çay kaşığı) Ticari şekli 20 ve 100 gramlık alüminyum poşet şeklindedir.

NOBİLİS CORYZA (CORYZA AŞISI)
Tavuklardaki Coryza hastalığının önlenebilmesi için geliştirilmiş bir aşıdır. İntervet firmasının bir üretimi olan aşı, güvercinlerde de doz ayarlaması yapılarak kullanılabilir. İnaktif bir aşıdır. Sadece sağlıklı hayvanlarda kullanılmalıdır. Hastalığa yakalanmış kuşlarınızda kullanmayınız. Aşının kullanılmadığı zamanlar, 2–8 derece arasında buzdolabında bulundurulması gerekmektedir. Kullanılmadan önce şişe iyice çalkalanmalıdır. Kullanmadan önce aşının oda sıcaklığına gelmesini beklemek gerekmektedir. Ticari şekli, 250 ml lik (1000 dozluk) ambalajlar şeklindedir. Kullanım şekli ve doz için prospektüse bakılmalıdır.

3) Mycoplasmosis ( Mycoplasma )
GENEL BİLGİLER
“Kronik Nezle” olarak adlandırabileceğimiz bir hastalıktır. Hastalık genellikle diğer solunum yolları hastalıklarının (Ornithosis ve Coryza) bir devamı şeklinde kendini gösterir. Hastalığın etkeni mycoplasma denilen bakteri kökenli bir organizmadır.
BELİRTİLERİ
Hastalık belirti olarak diğer solunum yolları hastalıkları ile benzer bir görüntü sunduğu için ayırt edilmesi oldukça zordur. Boğaz, gırtlak ve burunda sümük benzeri bir balgam oluşur. Bu oluşum gaga üzerinde ya da kenarında gözlenebilir. Kuşun gagası açıldığında bu balgam, dil ve damak arasında, tel gibi şerit halinde uzanır. Burunun dış deliklerinde sümük şeklinde oluşum vardır. Burun akıntısı gözlenebilir. Aksırma vardır. Sinüslerdeki şişmeye bağlı olarak yüzde ve özelliklede alın bölgesinde şişlik görülebilir. Kuşun ateşinde yükselme saptanabilir. Özellikle geceleri hırıltılı soluma, hırıltılı ses çıkarma ve nefes alıp verme zorlukları gözlenebilir. Kuş nefes alırken burnu tıkalı olduğu için gagasını açma ihtiyacı hisseder. Solunum yetersizliğine bağlı olarak kandaki oksijen miktarı azalır ve kuşun derisinin rengi mavimsi bir görünüm kazanabilir. Kuşun karın ya da göğüs bölgesindeki tüyler aralanıp deri rengi kontrol edilebilir. Güvercinlerimizin uçuş performansını ve yumurta üretimini olumsuz etkiler. Bu hastalıktan ölüm olayı görünmez ancak bu hastalığın en önemli özelliği diğer bazı hastalıklarla birlikte seyretmesidir. Böyle olduğunda kuşumuz için ölümcül risk yaratır.
BULAŞMA ŞEKLİ
Bu mikroorganizma sadece canlı vücutlarda yaşayabilir. Kuşun vücudunun dışında yaşam süresi 15–20 dakika ile sınırlıdır. Bu nedenle fazla bulaşıcı bir hastalık değildir. Bulaşma daha çok direk temas yolu ile olmaktadır. Evcil olmayan diğer kuş türleri mikrobu taşıyıcıdırlar. Hastalığın yayılmasını sağlayan en önemli etkenler arasında, olumsuz hijyenik koşullar, salma içinde rutubetli ve havasız ortam başta gelmektedir.
HASTALIĞIN TEŞHİSİ
Kesin tanı hasta kuşun kan analizi ile olabilir. Kuşun salgıladığı balgamın tahlili ise hastalığın aşamaları ve seyri konusunda bir fikir vermektedir.
TEDAVİ VE KULLANILABİLECEK İLAÇLAR
Hastalığın tedavisinde antibiyotikler ve vitaminler kullanılmaktadır. Ancak genellikle başka hastalıklarla birlikte görüldüğü için ilaç seçimi buna göre değişebilir. Chlortetracyline, Doxycyline, Tyolisin, Enrofloxacin, ve Oxytetracyline, ve etken maddeli ilaçlar tercih edilmektedir. Vitamin olarak yukarıda bahsettiğimiz Bavitsol oral solüsyon verilmelidir.
DEVAMİSİN TABLET
Chlortetracyline Hydrochloride etken maddeli bir ilaçtır. Her tablette 500 mg etken madde bulunur. 12 tabletlik ambalajlar halinde piyasada satılmaktadır. Güvercinlerde bakteri kökenli bütün hastalıklarda kullanılabilir ancak özellikle CRD hastalıklarında tercih edilmektedir. CRD hastalıklarının tümünde kullanılabilir. Vetaş ilaç firmasının bir üretimidir. Veteriner ilaçları satan eczane ve ilaç depolarında bulunur, Güvercinler için kullanılabilecek doz, kuş başına günde 15 mg’dır. Bu dozu sağlayabilmek için 2 litre suya ¼ tablet karıştırmak uygun olabilir. Tabletler toz haline getirilip eritildikten sonra 5 gün süre ile her gün taze ilaçlı su verilerek aynı doz tekrarlanır.

HİPRADOXİ-S ÇÖZELTİ
Doxycyline Hiklat etken maddeli bir ilaçtır. Gürtav ilaç firmasının bir üretimidir. 1 ml ilaçta 100 mg etken madde bulunur. Güvercinlerde bakteri etkenli bütün hastalıklarda kullanılabilir. Ancak özellikle bütün CRD hastalıklarında tercih edilmektedir. Veteriner ilaçları satan eczane ve ilaç depolarında bulunur. Ticari şekli 100, 500 ve 1000 gramlık kavanozlar halindedir. Güvercinler için kullanılabilecek doz, kuş başına günde 25 Mg’dır. Bu dozu sağlayabilmek için 2 litre suya 1 ml karıştırmak uygun olabilir. Tedaviye 5 gün süre ile devam edilir. Kalsiyum, demir, alüminyum ve magnezyum içeren ilaçlarla birlikte kullanıldığında ilacın etkisi azalmaktadır. Bu bakımdan kalsiyum kaynaklarının salma içinden uzaklaştırılması ve mineral takviyesi yapılmaması gerekmektedir. Ancak vitamin takviyesi şarttır. Vitamin olarak içinde kalsiyum bulundurmayan Bavitsole oral solüsyon kullanılabilir.

TYLAN ORAL TOZ
Tylosin etken maddeli bir antibiyotiktir. Ellanco fimasının bir üretimidir. Veteriner ilaçları satan eczane ve ecza depolarında bulunur. Ticari şekli 25 ve 100 gr’lık ambalajlar halindedir. Güvercinlerde tüm CRD hastalıklarında kullanılabilir. Özellikle CRD hastalıkları için üretilmiş bir ilaçtır. Kullanılacak doz 10 güvercin için 1 gram ilaç 2 litre içme suyuna karıştırılarak verilebilir. İlaç tedavisi 2 gün sonra kesilmelidir. Ağır durumlarda tedavi 5 güne kadar uzatılabilir.

BAYTRİL % 2.5 ORAL SOLÜSYON
Bayer ilaç firmasının bir üretimidir. Kuvvetli bir anti – bakteriyeldir. Etken maddesi Enrofloxacin’dir. 1 cc (ml) ilaç 25 mg etken madde içerir. Aynı ilacın % 10 konsantrasyona sahip olanı da vardır. Ancak %2.5’luk olan güvercinler için daha uygundur. Hem de fiyat olarak daha ucuzdur. Veteriner ilaçları satan eczane ve ecza depolarında bulunur. Ticari şekli 25 ve 100 gr’lık ambalajlar halindedir. Kanatlı hayvanlarla birlikte güvercinlerde de kullanılabilir. Güvercinlerde başta salmonella ve E.Coli olmak üzere, Pasteurella ve kısa adı CRD olan kronik solunum yolları hastalıklarında kullanılmaktadır. Kullanılacak doz, güvercin için, kuş başına 5 mg’dır. Bu dozu sağlayabilmek için, 2 litre suya 0.5 cc ilaç karıştırmak uygundur. Bu dozu tam verebilmek için kullanılmayan bir plastik enjektörden yararlanabilirsiniz. Tedaviye 5 gün süre ile devam edilmelidir. Ticari şekli 20, 50, ve 100 ml’lik şişeler halindedir. Salmanızda yumurtlamak üzere olan kuşlarınız ya da bir aydan küçük yavrularınız varsa bu ilacı kullanmayınız. Yavrularda sakatlıklara neden olabilmektedir. Ayrıca Kloranfenikol ve Tetra grubu antibiyotiklerle birlikte kullanılmaması yerinde olur. Mangnezyum ve aleminyum gibi maddeler içeren mineral takviyeleri ile birlikte kullanıldığında etken maddenin emilmesi azaldığından fazla önerilmez. Bu ilaçla birlikte vitamin takviyesi uygundur. Polivitamin forte kullanılabilir.

GEOSOL TOZ
Oxytetracyline etken maddeli bir ilaçtır. 1 gram toz içeriğinde 55 mg etken madde bulundurur. Bir ölçek 2.5 gramdır ve 137.5 mg etken madde içerir. Geosol toz, Vetaş ilaç firmasının bir üretimi olup, veteriner ilaçları satan eczane ve ecza depolarında bulunur. Anti-bakteriyeldir. Kanatlılarla birlikte güvercinlerde de kullanılabilir. Güvercinlerin bakteri etkenli hastalıklarının tamamında kullanılabilmekle birlikte özellikle, Stereptococcosis, Pasteurelosis ve CRD hastalıklarından Mycoplasmosis ve Haemophillus hastalıklarına iyi gelir. Ticari şekli 20 ve 100 gr’lık kavanozlar halindedir. Güvercinler için 2.5 litre içme suyuna yarım ölçek toz karıştırılıp eritildikten sonra kullanılabilir. İlaç 5 gün süre ile uygulanır. Hastalığın devam etmesi durumunda 7 gün aradan sonra tekrar aynı doz kullanılabilir. Bu ilaç kullanılırken yanında vitamin takviyesi yapmakta yarar vardır. Polivitamin forte gibi bir vitamin uygundur.

NEO – TERRAYCİN TOZ
Pfizer ilaç firmasının bir üretimi olup Neomycin Sülfat ve Oksitetracyline etken maddelidir. Gram ilaç, 176 mg oksitetracyline ve 123 mg neomycin içermektedir. CRD hastalıklarının tümü için kullanılabilecek güçlü bir ilaçtır. Güvercinlerin 2.5 litre içme sularına 2.5 gram ilaç karıştırmak uygundur. (yarım çay kaşığı) Ticari şekli 20 ve 100 gramlık alüminyum poşet şeklindedir.

NOBİLİS MG İNAC (MYCOPLAZMA AŞIŞI)
İntervet firmasının tavuklar için geliştirdiği bir inaktif aşıdır. Sağlıklı kuşlarımızda mycoplasmosis hastalığından korunmak amacı ile kullanılabilir. 2-8 derece sıcaklıkta buzdolabında saklanmalıdır. 500 ml lik ticari ambalajı bulunmaktadır.

4) Haemophillus
Bu hastalığın nedeni Haemophillus adlı bir bakteridir. Bu bakteri güvercinlerimizin solunum yollarına yerleşerek burada çeşitli sorunlara yol açar. Hastalığın en önemli belirtisi genellikle kuşun her iki göz kapağında belirgin şişme ve göz sulanması ile birlikte gözlerde ve burunda akıntı gözlenmesidir. Bu hastalığı, diğer CRD hastalıklarına bağlı göz sorunlarından ayıran en önemli özellik, göz iç dokularında çok belirgin şişme ve hastalığın her iki gözde aynı anda görülebilmesidir. Bunun yanı sıra solunum yollarında çeşitli problemler vardır. Nefes alma güçlüğü, aksırma vb. Hastalık doğrudan temas veya hastalık mikrobunu taşıyan göz ve burun akıntılarının salma tabanında biriken toz ve dışkılara bulaşarak, kuşlarımızın yedikleri yem ya da içtikleri sulara taşınması yolu ile yayılır. Hastalığın tedavisinde antibiyotikler olumlu sonuç vermektedir. Özellikle Tetracyline grubu antibiyotikler kullanılmaktadır.
DEVAMİSİN TABLET : Chlortetracyline Hydrochloride etken maddeli bir ilaçtır. Her tablette 500 mg etken madde bulunur. 12 tabletlik ambalajlar halinde piyasada satılmaktadır. Güvercinlerde bakteri kökenli bütün hastalıklarda kullanılabilir ancak özellikle CRD hastalıklarında tercih edilmektedir. CRD hastalıklarının tümünde kullanılabilir. Vetaş ilaç firmasının bir üretimidir. Veteriner ilaçları satan eczane ve ilaç depolarında bulunur, Güvercinler için kullanılabilecek doz, kuş başına günde 15 mg’dır. Bu dozu sağlayabilmek için 2 litre suya ¼ tablet karıştırmak uygun olabilir. Tabletler toz haline getirilip eritildikten sonra 5 gün süre ile her gün taze ilaçlı su verilerek aynı doz tekrarlanır.

GEOSOL TOZ : Oxytetracyline etken maddeli bir ilaçtır. 1 gram toz içeriğinde 55 mg etken madde bulundurur. Bir ölçek 2.5 gramdır ve 137.5 mg etken madde içerir. Geosol toz, Vetaş ilaç firmasının bir üretimi olup, veteriner ilaçları satan eczane ve ecza depolarında bulunur. Anti-bakteriyeldir. Kanatlılarla birlikte güvercinlerde de kullanılabilir. Güvercinlerin bakteri etkenli hastalıklarının tamamında kullanılabilmekle birlikte özellikle, Stereptococcosis, Pasteurelosis ve CRD hastalıklarından Mycoplasmosis ve Haemophillus hastalıklarına iyi gelir. Ticari şekli 20 ve 100 gr’lık kavanozlar halindedir. Güvercinler için 2.5 litre içme suyuna yarım ölçek toz karıştırılıp eritildikten sonra kullanılabilir. İlaç 5 gün süre ile uygulanır. Hastalığın devam etmesi durumunda 7 gün aradan sonra tekrar aynı doz kullanılabilir. Bu ilaç kullanılırken yanında vitamin takviyesi yapmakta yarar vardır. Polivitamin forte gibi bir vitamin uygundur.
NOT: Bu hastalığın tedavisinde, Tetracyline gurubu antibiyotiklerin yanı sıra, Tylan toz, Hiprodoxi-s toz, Siproksin toz, Neo – terramycin toz ve Alfoxil toz gibi antibiyotiklerde kullanılmaktadır.
akarvil fiyatı – akarvil-fiyati

glusep fiyat – glusep-fiyat

bakteri kökenli hastalıklar – bakteri-kokenli-hastaliklar

chronic respiratory disease – chronic-respiratory-disease

AKARVİL ÇÖZELTİ FİYATI – akarvil-cozelti-fiyati

akarvil banyo 1000 – akarvil-banyo

Tylosin fiyatı – tylosin-fiyati

polivitamin hayvan saglıgı – polivitamin-hayvan-sagligi

neo-terramycın+vitamin kanatlı hayvanlar için – neoterramycin-vitamin-kanatli-hayvanlar-icin

kanatlılarda balgam – kanatlilarda-balgam

Hayvan ilaçları satan eczaneler – hayvan-ilaclari-satan-eczaneler

tylan toz fiyatı – tylan-toz-fiyati

civcivlirin burnundan ve gözünden akıntı gelmesinin tedavisi – civcivlirin-burnundan-ve-gozunden-akinti-gelmesinin-tedavisi

kanatlılarda ornithosis – kanatlilarda-ornithosis

tylan oral tozun etken maddesi nedir – tylan-oral-tozun-etken-maddesi-nedir